Orta Doğu’daki gerilimler, ABD’de beklenenden yüksek gelen enflasyon verileri ve merkez bankası faiz artırım ihtimalleri küresel piyasaları etkiledi.
Küresel piyasalar, geçen hafta Orta Doğu’daki gerilimler, ABD’de yükselen enflasyon verileri ve merkez bankalarının faiz beklentileri ekseninde dalgalı bir seyir izledi. ABD’de tüketici ve üretici enflasyonunun beklentilerin üzerinde gerçekleşmesi, Fed’in yıl sonunda faiz artırımına gidebileceği ihtimalini yüzde 65’e yükseltti. Bu durum, tahvil faizlerinde sert yükselişlere neden olurken, Brent petrol fiyatları da arz endişeleriyle artış gösterdi. Altın fiyatları ise düşüş kaydetti.
ABD-İran hattından gelen çelişkili mesajlar, petrol fiyatları üzerinde etkili olarak küresel makroekonomik görünüme yönelik endişeleri sürdürdü. ABD Başkanı Trump’ın, İran ile ateşkesin “yaşam desteğine bağlı şekilde sürdüğünü” belirtmesi, bölgedeki gerilimin kısa sürede azalacağı beklentilerini zayıflattı.
Artan petrol fiyatlarının ekonomiye negatif yansımaları, ABD’nin enflasyon verilerinde belirginleşti. Ülkede tüketici enflasyonu yıllık bazda yüzde 3,8 ile tahminlerin üzerinde gerçekleşirken, üretici enflasyonu da beklentileri keskin şekilde aşarak salgın sonrası dönemin en hızlı yükselişine işaret etti.
Enerji maliyetlerindeki artışın enflasyon üzerindeki ikincil etkileri, taşımacılık faaliyetleri üzerinden belirginleşmeye başladı. Bu gelişmelerin ardından piyasalarda ABD Merkez Bankasının (Fed) yıl sonunda faiz artırımına gidebileceği ihtimalleri yüzde 65’e yükselirken, olası bir indirim fiyatlamalardan çıktı. Savaş öncesinde Fed’in yıl genelinde toplam 2 faiz indirimi yapabileceği fiyatlanıyordu.
Güçlenen enflasyon endişeleriyle tahvil faizleri yükselişini sürdürdü. ABD’nin 5, 10, 20 ve 30 yıllık tahvil faizleri sert yükselerek yaklaşık son 1 yılın zirvelerine ulaştı. ABD 10 yıllık tahvil faizi cuma günü yüzde 4,55’e çıkarak Mayıs 2025’ten bu yana en yüksek seviyesini gördü.
New York borsası geçen hafta karışık bir seyir izledi. Haftalık bazda S&P 500 yüzde 0,13 yükselirken, Nasdaq endeksi yüzde 0,38 ve Dow Jones endeksi yüzde 0,17 düşüş kaydetti.
Makroekonomik verilere göre ABD’de ikinci el konut satışları nisanda yüzde 0,2 artmasına rağmen piyasa beklentilerinin altında kaldı. Sanayi üretimi ise nisanda aylık bazda yüzde 0,7 ile beklentilerin üzerinde artış gösterdi.
Fed New York şubesinin açıkladığı imalat endeksi, mayısta 19,6 değerine çıkarak beklentilerin üzerinde gerçekleşti. Diğer taraftan, ABD Başkanı Trump’ın Fed başkanlığına aday gösterdiği Kevin Warsh, Senato’dan onay aldı ve Jerome Powell geçici başkan olarak atandı.
Avrupa borsaları geçen hafta negatif bir seyir izledi. Bölgede mevcut küresel gelişmelerin yanı sıra İngiltere’deki seçim süreci öne çıktı.
İngiltere Başbakanı Keir Starmer, yerel seçimlerdeki ağır yenilgi sonrası istifayı düşünmediğini belirtti. Ülkede siyasi belirsizliklerin artabileceği endişeleriyle tahvil faizlerinde sert yükselişler görülürken, sterlin/dolar paritesi haftalık bazda yüzde 1,9 azalışla 1,3325’e indi.
İngiltere’de birinci çeyrek gayrisafi yurt içi hasıla (GSYH) önceki çeyreğe göre yüzde 0,6 ile beklentiler dahilinde, yıllık bazda ise yüzde 1,1 ile beklentilerin üzerinde gerçekleşti. Almanya Merkez Bankası (Bundesbank) Başkanı Joachim Nagel, enerji maliyetlerindeki artışın enflasyon beklentilerini tehdit etmesi durumunda Avrupa Merkez Bankasının (ECB) faiz artışına gitmesinin güçlü bir seçenek olduğunu ifade etti.
Asya tarafında da geçen hafta negatif bir seyir izlendi. Çin’de açıklanan enflasyon verileri, fiyat artışlarındaki hızlanma eğiliminin devam ettiğini gösterdi. Nisan ayına ilişkin Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) yüzde 1,2, Üretici Fiyat Endeksi (ÜFE) ise yüzde 2,8 artarak beklentilerin üzerinde gerçekleşti.
Çin Merkez Bankası (PBOC) Orta Doğu’daki çatışmaların tetiklediği yüksek petrol ve emtia fiyatlarından kaynaklanacak ithal enflasyon riskine karşı uyarıda bulundu. Japonya Merkez Bankasının (BoJ) nisan ayı toplantı tutanaklarında ise “Orta Doğu’daki durum belirsizliğini koruyor ve mevcut koşullar, politika faiz oranının acilen yükseltilmesi gerektiğine işaret etmiyor” ifadelerine yer verildi.
Japonya’da yükselen enerji fiyatlarının enflasyonist baskıları tetiklemesiyle 20 yıllık tahvil faizi yüzde 3,49’a çıkarak Ağustos 1996’dan bu yana en yüksek seviyeyi gördü. Yendeki zayıflık da devam ederken, dolar/yen paritesi haftalık bazda yüzde 1,2 artışla 158,8 seviyesine çıktı.
Yurt içinde geçen hafta satış ağırlıklı bir seyir izleyen Borsa İstanbul’da BIST 100 endeksi haftalık bazda yüzde 4,61 düşüşle 14.367,60 puandan kapandı. Dolar/TL ise haftayı önceki haftalık kapanışın yüzde 0,3 üzerinde 45,4950’den tamamladı.
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Başkanı Fatih Karahan, yılın ikinci Enflasyon Raporu bilgilendirme toplantısında konuştu. Karahan, enflasyonun 2026 yıl sonunda yüzde 26, 2027 yıl sonunda yüzde 15 ve 2028 yıl sonunda yüzde 9 olarak gerçekleşeceğini tahmin ettiklerini belirtti.
Bursa Taraf, Bursa ve çevresindeki gelişmeleri tarafsız, hızlı ve güvenilir habercilik anlayışıyla okuyucularına sunan dijital haber platformudur. Yerelden ulusala uzanan geniş içerik yelpazesiyle doğru bilgiye ulaşmanızı sağlar.
Yorum Yap