Türkiye, savunma sanayiinde attığı adımlarla deniz gücünü artırıyor. 41 gemi inşa halindeyken, 9 yeni gemiyle toplam 50 gemiye ulaşacak.
Türkiye, savunma sanayiindeki atılımlarıyla denizlerde de küresel bir güç olma yolunda ilerliyor. Halihazırda 41 askeri gemi inşa halinde olan ülke, kısa sürede 9 yeni geminin daha yapımına başlayarak toplam 50 gemilik bir filo ile dikkatleri üzerine çekecek.
Savunma sanayiinde seri üretime geçen Türkiye, uzun yıllara dayanan tecrübesini modern ekosistemle birleştirerek Mavi Vatan için stratejik platformlar geliştiriyor. Bu projeler arasında Milli Uçak Gemisi, Hava Savunma Muhribi TCG Kocatepe, firkateynler, açık deniz karakol gemileri, yeni tip denizaltılar ve çıkarma gemileri yer alıyor.
Türkiye, 41 askeri geminin eş zamanlı inşasıyla önemli bir başarı elde etti. Bu gemilerin 37’si Türk Deniz Kuvvetleri, 4’ü ise Sahil Güvenlik Komutanlığı bünyesinde hizmet verecek. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde alınan kararlar doğrultusunda 9 askeri geminin daha yapımına başlanacak olması, ülkenin aynı anda 50 gemi inşa etme kapasitesine ulaşmasını sağlayacak.
Üretilen askeri gemiler sadece yurt içinde değil, 10’dan fazla ülkeye de ihraç ediliyor. Portekiz, Romanya, Ukrayna ve Pakistan gibi ülkeler Türk yapımı askeri gemileri tercih ediyor. Bu ihracat başarısı, Türkiye’nin savunma sanayiindeki küresel rekabet gücünü pekiştiriyor.
Milli Uçak Gemisi projesinde ilk çelik kesimi Ocak 2026’da gerçekleştirildi. Hava Savunma Muhribi TCG Kocatepe’nin ilk bloğu kızağa konuldu. Firkateyn projelerinde 5 gemi denize indirilirken, 6, 7 ve 8’inci gemilerin inşası sürüyor. Açık Deniz Karakol Gemileri sınıfında 6, yeni tip denizaltı sınıfında 5, yeni tip çıkarma gemileri sınıfında ise 8 geminin yapımı devam ediyor. Ayrıca milli mayın avlama gemileri, milli hücum botlar ve Bayraktar sınıfı çıkarma gemileri de farklı tersanelerde üretiliyor.
Türkiye, askeri gemilerin yanı sıra bu platformlarda kullanılacak kritik sistemleri de yerli ve milli imkanlarla geliştiriyor. Silahlar, sensörler, mühimmatlar ve savaş yazılımları Türk mühendislerce üretiliyor. Bu durum, olası ambargo risklerini azaltırken, dışa bağımlılığı da ortadan kaldırıyor.
Türk Donanması, insansız hava araçları (SİHA) gibi modern platformları da bünyesine katıyor. Kısa pistli gemilerden SİHA indirebilen ve kaldırabilen dünyadaki tek ülke olan Türkiye, teknolojinin sunduğu tüm imkanlardan faydalanıyor. Milli torpidolar, füzeler, mayınlar ve hava savunma sistemleri de kendi imkanlarıyla üretilerek niceliksel üstünlük sağlanıyor.
Türkiye’nin deniz gücündeki bu gelişim, sadece platform sayısını artırmakla kalmıyor, aynı zamanda Donanma’nın savaşma tezini de değiştiriyor. Klasik modernizasyonun ötesine geçen bu değişim, ‘ağ merkezli harp’ konseptiyle kara, hava ve deniz unsurlarının entegrasyonunu sağlıyor. Bu yeni model, nitelikli insan gücüyle birleştiğinde zorlu bir stratejik güce dönüşüyor.
Bursa Taraf, Bursa ve çevresindeki gelişmeleri tarafsız, hızlı ve güvenilir habercilik anlayışıyla okuyucularına sunan dijital haber platformudur. Yerelden ulusala uzanan geniş içerik yelpazesiyle doğru bilgiye ulaşmanızı sağlar.
Yorum Yap