Belirti vermeyen aort genişlemesi ‘içimizdeki saatli bomba’ olarak tanımlanıyor. 77 yaşındaki Ülkü Karataş, rutin check-up’ta tespit edilen durumla hayati tehlike atlattı.
İstanbul’da yaşayan 77 yaşındaki Ülkü Karataş’ın rutin check-up’ında karın bölgesindeki ana damarı aortun genişlediği tespit edildi. Herhangi bir belirti göstermeyen ve ‘içimizdeki saatli bomba’ olarak tanımlanan bu durum, Prof. Dr. Ali Baran Budak ve ekibinin kapalı yöntemle gerçekleştirdiği kişiye özel stent uygulamasıyla tedavi edildi. Karataş, kasıktaki küçük kesilerden girilerek yapılan operasyon sonrası kısa sürede taburcu edildi.
Jukstarenal Abdominal Aort Anevrizması tanısı konulan Ülkü Karataş, bir süre önce yaptırdığı kontrollerde damarındaki genişlemenin müdahale gerektirecek boyuta ulaştığını öğrendi. Daha önce herhangi bir rahatsızlık hissetmediğini belirten Karataş, doktorlarının uyarıları üzerine Liv Hospital Ulus Hastanesi’ne başvurdu.
Yapılan detaylı incelemelerde Karataş’ın ana damarının balon gibi genişlediği görüldü. Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Ali Baran Budak liderliğindeki ekip, hastanın durumuna özel bir stent tasarlayarak kapalı yöntemle müdahale etti. Yaklaşık 1 santimetrelik deliklerden girilerek gerçekleştirilen operasyon, hastanın kısa sürede iyileşmesini sağladı.
Operasyon sonrası açıklamalarda bulunan Prof. Dr. Budak, aort damarı genişlemelerinin genellikle belirti vermediğini vurguladı. Bu durumun ölümcül sonuçlar doğurabileceğini belirten Budak, erken teşhis ve düzenli takibin önemine dikkat çekti. Karataş’ın durumunda bir yıl içinde yaklaşık 8 milimetrelik hızlı bir ilerleme tespit edildiğini aktardı.
Ülkü Karataş ise tedavi sürecini anlatırken, rahatsızlık hissetmediğini ancak düzenli check-up’ların hayat kurtardığını belirtti. Ameliyat öncesi tedirgin olduğunu ancak şimdi iyi olduğunu söyleyen Karataş, insanların kontrollerini ihmal etmemesi gerektiğini vurguladı. Kapalı ameliyat sayesinde kısa sürede iyileştiğini ve yaşamının etkilenmediğini ifade etti.
Prof. Dr. Budak, aort anevrizmasının patlaması durumunda hastaların yüzde 50’nin üzerinde bir oranla kaybedilebildiğini veya felç, kalp krizi gibi sonuçlarla karşılaşılabildiğini söyledi. Yüksek tansiyon, sigara kullanımı, yüksek kolesterol ve aile genetiği gibi risk faktörlerinin bulunduğunu ekledi. Bir ultrason ile aort damarına bakılmasının bu tür durumları yakalamada kritik olduğunu belirtti.
Vatandaşları bilinçlendirmeye çalıştıklarını dile getiren Budak, bu tür rahatsızlıkların genellikle başka nedenlerle yapılan tetkikler sırasında tesadüfen saptandığını söyledi. Risk faktörleri bulunan kişilerin mutlaka karın damarlarına baktırması ve yaşam tarzı değişiklikleri yaparak kontrollerini aksatmaması gerektiğini tavsiye etti.
Bursa Taraf, Bursa ve çevresindeki gelişmeleri tarafsız, hızlı ve güvenilir habercilik anlayışıyla okuyucularına sunan dijital haber platformudur. Yerelden ulusala uzanan geniş içerik yelpazesiyle doğru bilgiye ulaşmanızı sağlar.
Yorum Yap